BLOG

Ara
  • Gökhan Aktaş

Türkiye’den dünyaya teneke kutu sevki!

Tam iki sene önce burada pandemiyle ilgili bir yazı yazmıştım. O dönem pandemi bir iki aylık bir mevzuydu ve herşey çok yeniydi. Her türlü riskin yönetilmesi gerektiğine inanan biri olarak, yazıda coğrafi lokasyonun nakliye gibi riskler içerdiğinden bahsetmiştim. Bizim bulunduğumuz bölgenin müşterilerimize birçok avantaj sağladığı doğru ancak lojistik anlamda hiçbir sorun yaşamıyor değiliz. Aradan geçen iki senelik deneyimin üzerine gözlemlerimiz ve yaptıklarımızı sizinle paylaşmak istedim.


Limanda bekleyen konteyner gemisi.

Bir ambalaj üreticisi olarak zaruri olan ve olmayan birçok ürün için üretim yapıyoruz. Bu sebeple pandeminin başında tam olarak ne olduğunu anlayamadık. Bazı müşterilerimizin, özellikle hizmet sektöründekilerin işleri çok yavaşladı. Bazı müşterilerimiz ise zaten problem yaşadıkları tedarik zincirinin daha da bozulmaması için üretimi durdurmamamız konusunda bizimle sürekli irtibat halindeydiler. Biz de elimizden gelenin en iyisini yaptık ve biraz daha yavaş da olsa üretime devam ettik. Herşey o anda yolunda görünüyordu.

2020 yazının sonuna doğru işler değişmeye başladı. Ertelenmiş talep geri geliyordu. Benzer tedarik problemleri heryerde görülmeye başladığından sanki herkes hazırlıksız yakalanmıştı. Bir anda kendimizi ham madde tedarik etmeye, üretim kapasitemizi arttırmaya, konteyner bulmaya ve ürünlerimizi sevk etmeye çalışırken bulduk. Esasında bunlar güzel problemlerdi ancak bize güvenenen müşterilerimiz sebebiyle omuzlarımızda ciddi bir yük hissediyorduk.

Ham madde ve kapasite ile ilgili sıkıntıları kendi içimizde çözmeye çalışıyorduk. Nakliye üzerinde ise hiçbir kontrolümüz yoktu. Çalıştığımız acentelerden konteyner rezervasyonu yapıp beklemek pek bir işe yaramıyordu. Konteyner yokluğu, sıkışık limanlar ve dolu gemiler işimizi bayağı zorlaştırmıştı.

Attığımız ilk adım oluşabilecek gecikmeler için hazırlanmak ve planlanan sevk tarihlerinden daha önce yüklemeleri yapmak oldu. Bu hem kapasite arttırımı hem de daha iyi planlama demek oluyordu ancak bize de gecikmeler olduğunda çok ciddi avantaj sağlıyordu. Bununla beraber yükleme rezervasyonlarımızı da daha erken yapıyorduk. Bu sayede tedarikçilerimize daha çok vakit vermiş oluyorduk ki bunun çok faydasını gördük.


Rezervasyon yapan nakliye acentesi.

Hemen arkasından sevk noktalarımızın analizini yaptık. Türkiye’de olmamızın konteyner, tır, tren ve hatta minibüs gibi birçok nakliye şeklini kullanmamıza izin veren çok büyük bir avantajı var. Her bölgeye en iyi nasıl ulaşabileceğimizi planlayıp en iyi opsiyonları belirledik. En iyi kavramı kişiden kişiye değişse de bizim için o anda teneke kutuları zamanında sevk edip, bunu da en düşük maliyetle yapabilmek en iyisi demekti. Sonuç olarak da sadece yükleme yapabilmekle kalmadık, bunların çoğunu da ya zamanında ya da çok az gecikmelerle yaptık.

Önümüzdeki günlerde aynı şekilde ilerlemeyi düşünüyoruz. Nakliyedeki sıkıntılar ortadan kalkmış değil. Normalleşme olacağını bilmekle beraber, bunun ne zaman olacağından emin değiliz. Dünya maalesef ki bir denge kurmakta zorlanıyor. Bu zaman zarfında da bize düşen karşımıza çıkan zorluklara çözüm bulup, yolumuza devam etmek.

Eğer bu paylaşımı beğendiyseniz, lütfen beğenmeyi ve paylaşmayı unutmayın. Eğer yazmamızı istediğiniz konular da olursa, lütfen info@teksanteneke.com adresine e-posta atarak bize haber verin.


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör